Kökeni Antik Yunanca’ya dayanan “Praksis” kelimesi; eylem, uygulama ve pratiğe dökme anlamlarını taşır. Klinik bir kavram olarak praksis, bireyin amaçlı hareketleri planlayıp, motor planlama ve uygulayabilme yeteneğini ifade eder. Ayrıca, motor planlama süreci praksis’in temelini oluşturur.
Bu süreç üç temel aşamadan oluşur ve özellikle çocuklarda motor planlama açısından hayati öneme sahiptir:
- İdeasyon (Fikir Oluşturma): Ne yapmak istediğimize karar vermek.
- Motor Planlama: Bu eylemi nasıl gerçekleştireceğimizi tasarlamak.
- Uygulama: Planladığımız hareketi hayata geçirmek.
Günlük yaşamda top yakalama, bisiklet sürme veya ayakkabı bağlama gibi birçok beceriyi öğrenme ve pekiştirme sürecinde praksisi kullanırız. Burada motor ve planlama süreçlerinin bütünlüğü önemlidir. Aslında praksisin temelinde duyusal bilgilerin doğru bir şekilde işlenmesi yatar. Dokunma, vestibüler (denge) ve propriyoseptif (derin duyu) duyulardan gelen girdiler beyinde uygun şekilde işlendiğinde çevremizdeki nesnelere uygun tepkiler verebiliriz. Ayrıca hareketlerimizi pürüzsüzce hayata geçirebiliriz. Ancak duyu bütünleme sorunları yaşandığında bu bilgilerin işlenmesi bozulur. Sonuç olarak praksis problemleri (dispraksi) ortaya çıkar.
Praksis Neden Önemlidir ve Gelişimi Neden Desteklenmelidir?
Bir çocuk motor planlama (praksis) güçlüğü yaşıyorsa, dışarıdan sadece “sakar” veya “isteksiz” gibi görünebilir. Ancak arka planda şu alanlarda ciddi zorluklar yaşar. Ayrıca, bu alanlar için temel oluşturur.
- Günlük Yaşam Aktiviteleri: Giyinmek, çatal-bıçak kullanmak, çiğnemek ve yutmak.
- Motor Beceriler: İnce (yazı yazma, düğme ilikleme) ve kaba motor (zıplama, koşma) beceriler.
- Zaman Yönetimi: Bir işi zamanında planlayıp bitirebilme.
- Konuşma: Ağız ve dil kaslarının motor planlamasını gerektiren artikülasyon becerileri.
- Oyun Becerileri: Yeni oyunlar kurma, oyun çeşitlendirme ve fikir bulma.
- Sosyal Katılım: Akranlarıyla eş zamanlı sosyal aktivitelere ve oyunlara katılabilme.
- Psikolojik Durum: Sürekli başarısızlık hissine bağlı düşen içsel motivasyon ve öz saygı.
Praksisi geliştirmek için kas kuvveti, motor öğrenme, postüral kontrol, duyusal işlemleme, vücut farkındalığı, denge ve koordinasyon gibi alt bileşenlerin desteklenmesi şarttır. Ayrıca, bu alanda yapılan egzersizler tüm bu bileşenleri iyileştirebilir.
Praksis Nasıl Geliştirilir?
Çocukların öğrenme deneyimlerini zenginleştirmek ve duyusal işleme becerilerini geliştirmek, hareketi planlama ve uygulamadaki başarılarını doğrudan artırır. Ayrıca, planlama ve motor becerilerin birlikte çalışması praksisin temel yapıtaşlarındandır.
Duyusal sistemler üzerinden şu destekler sağlanabilir. Bunlar arasında motor planlama sürecinin daha iyi işlemesini sağlayan aktiviteler önemli bir yer tutar.
- Vestibüler (Denge ve Hareket) Sistemi: Sallanma ve dönme hareketleri uzaysal algıyı ve vücut farkındalığını artırır.
- Propriyoseptif (Derin Duyu) Sistemi: İtme-çekme, ağırlık kaldırma ve derin basınç sağlayan aktiviteler, kas-eklem farkındalığı yaratarak motor planlamayı destekler.
- Taktil (Dokunsal) Sistem: Farklı doku ve yüzeylerdeki oyunlar (kum, tıraş köpüğü, çamur) dokunsal duyarlılığı dengelemeye yardım eder.
Motor öğrenme teorisi, çocuğun pratik yaparak yeni hareketler öğreneceğini ve giderek daha koordineli hale geleceğini savunur. Ayrıca düzenli tekrar ve doğru pekiştirmeler performansı artırır. Çocuğa yaptığı hareketlerle ilgili geri bildirim vermek, motor kontrolünü geliştirme fırsatı sunar. Tüm bu adımlar, motor planlama kazanımlarına katkı sağlar.
Süreçte aktiviteler çocuğun yetenek düzeyine göre belirlenmeli ve zorluk derecesi aşamalı bir şekilde artırılmalıdır. Ayrıca karmaşık bir aktiviteyi daha küçük adımlara bölmek, çocuğun istenilen sonuca ulaşması için işleri doğru sırayla tamamlaması gerektiğini anlamasına yardımcı olur. Aslında, motor becerilerin planlama açısından parçalanarak öğretilmesi gelişimine destek olur.
Praksis Gelişimini Destekleyen Aktiviteler Nelerdir?
- Tırmanma, koşma, zıplama ve sürünme gibi kaba motor aktiviteler motor planlamayı esnek hale getirir. Bu tür etkinlikler sayesinde motor planlama becerisi gelişir.
- Denge yolları ve denge tahtaları, postüral kontrolü ve vücut pozisyonunu korumayı öğretir.
- Top yakalama ve halka atma gibi oyunlar el-göz koordinasyonunu, dolayısıyla hareketi zamanında planlama yeteneğini destekler. Planlama yanında motor işlevlerinin bir arada kullanılmasını gerektirir.
- Öz bakım ve bağımsızlık becerilerini içeren ince motor aktiviteleri, çocuğun öz saygısını artırarak sürece katılımını güçlendirir. Ayrıca, motor planlama düzeyine uygun aktiviteler motivasyonu artırır.
Hareketten Bilişsele: Yürütücü İşlevler (Executive Functions)
Praksis nasıl “hareketlerimizin” planlayıcısıysa, yürütücü işlevler de “zihnimizin ve davranışlarımızın” planlayıcısıdır. Tüm hareketlerin planlama sürecinde olduğu gibi motor planlama bilişsel işlevlerle yakından ilişkilidir.
Beynin ön lobunda (frontal korteks) yer alan yürütücü işlevler; odaklanma, dikkati yönlendirme, planlama, programlama, organize etme, esneklik, hedefe yönelme ve tepkiyi durdurabilme (inhibisyon) gibi en karmaşık bilişsel beceriler dizisini kapsar. Dahası, özellikle motor planlama ile planlama süreçleri arasında bağlantı vardır.
Yürütücü işlevler olmadan günlük yaşantıyı sürdürmek neredeyse imkansızdır. Yaptığımız her eylemde fark etmeden bu fonksiyonları kullanırız. Üstelik sosyal, akademik ve davranışsal gelişimin temelinde bu sistem yatar. Ayrıca tüm bu işlevler birbiriyle ilişkilidir. En basit görünen bir davranışta bile birden fazla becerinin senkronize çalışması gerekir. Beyindeki motor planlama süreçleri de benzer şekilde bütüncül çalışır.
Bunu daha iyi anlamak için yemek yapma örneğine bakabiliriz. Yapacağımız yemeği seçmek (hedef belirleme), kullanacağımız malzemeleri tezgaha dizmek (organizasyon), tarifin sırasını karıştırmadan takip etmek (planlama ve çalışma belleği) ve pişirme süresini ayarlayıp yemeğin yanmasını engellemek (zaman yönetimi ve dikkati sürdürme) yürütücü işlevlerin kusursuz bir orkestrasyonudur. Ayrıca, tüm bu süreçlerde motor planlama da önemli bir rol üstlenir.